Tespih dünyasında bazı malzemeler vardır ki adı geçtiğinde akla sadece bir taş değil, köklü bir kültür gelir. Oltu taşı da bunların başında gelir. Erzurum’un meşhur kara elması olarak anılan bu özel taş, yüzyıllardır ustaların ellerinde şekillenerek birbirinden kıymetli tespihlere dönüşmektedir.
Ancak oltu taşına olan ilginin artmasıyla birlikte piyasada çok sayıda taklit ürün de görülmeye başlanmıştır. Özellikle plastik bazlı malzemeler, boyanmış kompozit taşlar ve farklı sentetik ürünler, gerçek oltu taşı görünümünde satışa sunulabilmektedir. Bu nedenle koleksiyonluk veya günlük kullanım için bir tespih satın almadan önce gerçek oltu taşının karakterini bilmek büyük önem taşır.
Oltu taşı, Erzurum’un Oltu ilçesinden çıkarılan ve işlendikçe parlaklık kazanan özel bir yarı değerli taştır. İlk çıkarıldığında nispeten yumuşak olan bu taş, ustaların elinde kolay işlenebilmesi sayesinde yıllardır tespih sanatının en değerli malzemelerinden biri olarak kabul edilir.
Özellikle eski çarşılarda ustalar arasında şöyle bir söz vardır:
“İyi oltu, elde yaşar.”
Bu sözün sebebi, gerçek oltu taşının kullanıldıkça farklı bir parlaklık kazanması ve elde karakter oluşturmasıdır. Tıpkı kehribar gibi zamanla kullanıcıyla bütünleşen bir yapıya sahiptir.
Oltu taşı yalnızca bir tespih malzemesi değildir. Aynı zamanda Erzurum’un kültürel mirasının önemli parçalarından biridir. Bugün dünyanın birçok ülkesinde koleksiyoncular tarafından aranan oltu taşı tespihler, Türk el sanatlarının da önemli temsilcileri arasında yer almaktadır.
Gerçek oltu taşının değer kazanması, doğal olarak taklit ürünlerin de çoğalmasına neden olmuştur.
Özellikle seri üretim plastik ürünler ilk bakışta oltu taşına benzeyebilir. Ancak malzeme elde tutulduğunda veya dikkatli incelendiğinde aradaki farklar ortaya çıkmaya başlar.
Yeni başlayanların en sık yaptığı hata, aşırı parlak ürünleri kaliteli sanmalarıdır.
Gerçek oltu taşı parlak olabilir ancak bu parlaklık doğal bir derinlik taşır. Plastik ürünlerde ise yüzeyde yapay ve cam benzeri bir görüntü oluşur.
Bu nedenle yalnızca parlaklığa bakarak karar vermek doğru değildir.
Yıllarını tespih işine vermiş ustalar bir taşı ellerine aldıklarında çoğu zaman karakterini hissederler. Bunun sebebi yalnızca görüntü değil; ağırlık, sıcaklık, işlenme şekli ve dokunun birlikte değerlendirilmesidir.
Gerçek oltu taşı birçok kişinin düşündüğünün aksine oldukça hafif bir malzemedir.
Elde tutulduğunda doğal ve dengeli bir hissiyat verir. Aşırı ağır veya plastik hissi veren ürünler dikkatle incelenmelidir.
Ustalar çoğu zaman malzemeyi birkaç dakika elde tutarak bile önemli ipuçları elde edebilir.
Çarşı kültüründe yıllardır kullanılan yöntemlerden biri de sürtünme testidir.
Gerçek oltu taşı hafifçe sürtüldüğünde statik elektrik oluşturabilir ve küçük kâğıt parçalarını çekebilir. Bu yöntem tek başına yeterli olmasa da deneyimli ustaların değerlendirdiği kriterlerden biridir.
Bir oltu taşı tespihi değerlendirirken yalnızca malzemeye bakılmaz.
Habbe ölçülerinin dengesi, imame işçiliği, delik merkezlerinin doğruluğu ve dizim kalitesi de büyük önem taşır.
Gerçek ustalar kaliteli malzemeyi özensiz işçilikle bir araya getirmez.
Tespih satın alırken ürünün yalnızca fotoğrafına veya fiyatına odaklanmak doğru değildir.
Malzemenin kaynağı, ustası ve satıcının sektördeki itibarı mutlaka araştırılmalıdır.
Eski tespih kültüründe güven, malzemenin önünde gelir.
Yıllardır aynı çarşıda esnaflık yapan ustalar, ürününün arkasında durur ve malzeme hakkında detaylı bilgi vermekten kaçınmaz. Çünkü gerçek ustalar için en büyük sermaye itibardır.
Bu nedenle özellikle koleksiyonluk seviyedeki oltu taşı tespihlerde güvenilir kaynaklardan alışveriş yapmak büyük önem taşır.
Gerçek oltu taşı, yalnızca siyah renkli bir taş değildir. O; Erzurum’un dağlarından çıkan, ustaların ellerinde şekillenen ve yıllar içinde değer kazanan özel bir kültür mirasıdır.
Bir oltu taşı tespih satın alırken malzemenin karakterine, işçiliğine ve ustasının emeğine dikkat etmek gerekir. Çünkü kaliteli bir tespih yalnızca güzel görünmez; elde hissedilir, çekildikçe kendini belli eder ve yıllar geçse de değerini korur.
Tesphia olarak biz, tespih kültürünün yaşayan mirasını gelecek nesillere taşımayı önemsiyoruz. Çünkü her gerçek oltu taşı tespih, ustasının sessiz imzasını taşıyan özel bir eserdir.