%70'e Varan İndirim Fırsatlarını Şimdi Keşfet!
Giriş / Üyelik 0
İzahatlar

Tesphia tezgâhından bir eser almadan evvel, hakiki zanaatın ve doğal materyallerin doğasını bilmek gerekir. Fabrika bantlarından çıkmış kusursuzluk arayanlar için değil, ruhu olan parçalar arayanlar için bazı hususları izah edelim:

Hakiki zanaat, CNC tezgahından çıkmış gibi milimetrik kusursuzluk barındırmaz. Ustanın elinden çıkan her habbede gözle zor görülen, ancak ruha dokunan ufak tefek asimetriler olabilir. Biz buna hata değil, ‘ustanın imzası’ deriz. El emeği kusursuzluk aramaz, karakter arar.

Doğal materyallerin tabiatı gereği bilmeniz gereken bir diğer husus:

Plastik fabrikasında renk kodları sabittir ama doğanın fabrikasında standart yoktur. Aldığınız damla kehribarın içindeki fosiller veya kuka ağacının damarları, dünyada sadece sizin tespihinize özeldir. Ekranda gördüğünüz tonla elinize ulaşan eserin ışık altındaki haresi arasında doğanın sunduğu o ufak ve eşsiz farklar her zaman mahfuzdur.

Son olarak, eserin zamanla ve sizinle olan ilişkisi:

Hakiki kuka, abanoz veya oltu; siz çektikçe, elinizin terini ve enerjisini aldıkça renk değiştirir, parlar ve demlenir. ‘Bunun rengi koyulaştı’ diye hayıflanmak, yaşayan bir materyalin doğasına aykırıdır. Hakiki tespih vitrinde durduğu gibi kalmaz, sahibiyle birlikte yaşlanır ve kıymetlenir.

Gümüş işçiliğine dair bilinmesi gereken hakikat:

Gümüş, doğası gereği havayla ve elin teriyle temas ettikçe kararır, oksitlenir. Bu onun saf ve hakiki maden olduğunun nişanesidir. “Püskül karardı, bu teneke mi?” demek, gümüşün fıtratını bilmemektir. Hakiki gümüş silinince parlar, sahte metal ise ruhsuz bir parlaklıkta kalır.

Ağırlık ve kalite algısı üzerine bir izahat:

Piyasada “ağır tespih kalitelidir” diye bir algı dolaşır. Hakiki damla kehribar, milyonlarca yıllık ağaç reçinesidir; hafiftir, eli yormaz, çekimi pamuk gibidir. Cama veya plastik döküme alışmış eller, hakiki kehribarı eline aldığında hafifliğini yadırgayabilir ama ustalar bilir ki asıl kıymet, o tüy gibi hafifliğin içindeki derinliktedir.

Eserlerin kokusu ve dokusu hakkında:

Kuka, pelesenk veya öd ağacı gibi materyallerin kendine has, tok ve doğal bir rayihası vardır. Bizim tezgâhtan çıkan eserde fabrikasyon parfüm kokusu aranmaz. Eseri elinize aldığınızda atölyenin tozu ve malzemenin kendi has, genzi yakmayan organik kokusu hissedilir. Hakikatin kokusu sentetik değil, doğaldır.

Son olarak, tespihin can damarı olan dizilim ve ip mevzusu:

Tespihin ipi can damarıdır ama çelik halat değildir. El emeğiyle sıkı dizilen ve hakkıyla çekilen bir tespihin ipi zamanla aşınır ve kopabilir. Bu bir üretim kusuru değil, eserin seninle yaşadığının, çekime şahitlik ettiğinin belgesidir. İp kopar yenisi dizilir, yeter ki habbelere zeval gelmesin.